Ana sayfa » Dünya Yaşlılar Günü Ne Zaman?
BELİRLİ GÜN ve HAFTALAR

Dünya Yaşlılar Günü Ne Zaman?

Yaşlılık hepimizin yaşayacağı doğal bir süreç. Dünya Yaşlılar Günü Birleşmiş Milletler tarafından 1990 yılında  aldığı bir kararla 1 Ekim tarihini bu günü özel kılmak için ilan etmiştir.
Dünya Yaşlılar Günü belkide en önemli günlerden biri. Yaşlılık hepimizin yaşayacağı doğal bir süreç. Dünya Yaşlılar Günü Birleşmiş Milletler tarafından 1990 yılında  aldığı bir kararla 1 Ekim tarihini bu günü özel kılmak için ilan etmiştir.
Yaşlılar haftası ülkemizde çeşitli aktiviteler yapılmaktadır. Yaşlılarımızı unutmayalım. Zaman buldukça onları ziyaret edelim. Onlara ilgi gösterelim. Unutmayalım ki bizlerde bir gün yaşlanacağız.

Dünya Yaşlılar Günü İle İlgili Şiirler

Aynalar eski bugün
Yıllar önce sanki dün
Dün gece genç bakardı
Gözlerim yaşlı bugünHava yağışlı bugün
Güneş öldü sanki dün
Dün gece hep gülerdi
Gözlerim yaşlı bugünGözlerim yaşlı bugün
Gözlerim yaşlı bugün

Fevzi Tuna Ocakoğlu

İhtiyarlık

Benim, bardağın , sürahinin ,
Önümüzdesin ; rengin uçmuş,
Bu ; eski , sevdiğim bir duruş
Elin , içinde benimkinin.

İçelim! Madem ömrümüz hoş
Geçmiş , tatmamışız ayrılık ;
Madem ne bardağımız kırık,
Madem ne sürahimiz boş.

Bir gün ikimizden birimiz
İçmek veya doldurmak için
Burada olmayabiliriz.

Orhan Veli Kanık

Veda

Artık iş kalmadı yarenler bizde
Tökezliyor olduk yazıda düzde
Şairdik,hatiptik,yazardık sözde

Ekmeği yemeğe ağızda diş yok
Dedik ya efendim bizlerde iş yok

Sağ yanım titriyor,sol yanım tutmaz
Nabzım tekler durur,muntazam atmaz
Ayağım bir türlü ileri gitmez

Ağzım her an kuru,gözümde yaş yok
Artık bundan böyle bizlerde iş yok

Bir secdeye varsam başım dolanır
Ne yesem ne içsem,miğdem bulanır
Bütün dertler birbirine ulanır

Yuvamız da bomboş uçacak kuş yok
Hayra yorulacak hayal yok,düş yok

Yakını uzağı seçemez oldum
Bir ufak hendeği geçemez oldum
Bir bardak soğuk su içemez oldum

Tatlılarda bile lezzet yok,tat yok
Benim bu halime takacak ad yok

İki adım atsam durmaz düşerim
Eski hallerime şimdi şaşarım
Allah’ım ben böyle nasıl yaşarım

Kendimi kollayacak gövdede baş yok
Bağrıma basacak evlat yok,eş yok

Yaşıtlarım birer birer ölüyor
Yeşil yaprak kara toprak oluyor
Azrail de baş ucumda soluyor

Üstüme dikmeye ağaç yok,taş yok
Arkamdan vermeye yemek yok,aş yok…

Osman Yüksel Serdengeçti

İhtiyarlık Başa Geldiği Zaman
Yokuşa yüzün yok inişe dizin
Uzağı yakını pek görmez gözün
Sanki bize tarih oluyor sözün
İhtiyarlık başa geldiği zamanAğrıdan sızıdan durmaz yakınır
Çare arar sağa sola bakınır
Az yese çok yese hemen dokunur
İhtiyarlık başa geldiği zaman

Yedek parçan olur iğne şurup hap
Ne faydası var ne yaparsan yap
İflas etmiş ciğerin yorulmuş bir kalp
İhtiyarlık başa geldiği zaman

Dizler titrer sonra belin bükülür
Damarlardan sıcak kanın çekilir
Saç, sakal ağarır dişler dökülür
İhtiyarlık başa geldiği zaman

Ayakların baston ile üç olur
Gençlikte koştuğun günler hiç olur
Konuşsan suç olur, sussan suç olur
İhtiyarlık başa geldiği zaman

Arkadaşın olur evdeki çocuklar
Eşin dostun seni arada yoklar
Torunların alır bastonu saklar
İhtiyarlık başa geldiği zaman

Biri ölüp ayrıldı ise eşinden
Kalan gitmek ister onun peşinden
Çıkaramaz hayalinden düşünden
İhtiyarlık başa geldiği zaman

Ne çabuk geçiyor baharlar güzler
Zaman akımına uymuşuz bizler
İnsan yaşlanınca ölümü gözler
İhtiyarlık başa geldiği zaman

Yaşlılara değil yalnız bu sözüm
Gençlerde yaşlanır darılma kızım
Senin de buruşacak elin ve yüzün
İhtiyarlık başa geldiği zaman

Bu söylediklerimi yabana atma
Doğru yola koyul eğriye sapma
Günahlardan sakın, harama bakma
İhtiyarlık başa geldiği zaman

Anıl Arslan

Yazar Hakkında

ÖĞRETMEN

22 yıllık öğretmenlik deneyimi bulunan Masal GAZİOĞLU'nun son projesi http://www.ogretmenogrenci.com/ sitesidir. Sitede de baş yazar olarak görev yapmaktadır.

Yorum Ekle

Yorum göndermek için buraya tıklayın