Ana sayfa » ÇOcuklarda Öfke Kontrolü nasıl yapılır?
REHBERLİK

ÇOcuklarda Öfke Kontrolü nasıl yapılır?

Bugün toplumsal bir ihtiyaç olarak gördüğüm öfke kontrolünü ele almaya çalışacağım. "Öfke baldan tatlıdır" anlayışı ile ne yazık ki toplum olarak bundan uzak kalamıyoruz.

Söylendiğine göre Kanuni öfkeli olduğu zamanlar “Şu an sinirliyim karar vermeyeceğim” dermiş. Bugün toplumsal bir ihtiyaç olarak gördüğüm öfke kontrolünü ele almaya çalışacağım. “Öfke baldan tatlıdır” anlayışı ile ne yazık ki toplum olarak bundan uzak kalamıyoruz. Yaşadığımız günlük hayatı gözden geçirdiğimizde, sokağa ve trafiğe göz attığımızda öfkenin başımızdan hiç gitmediğini görüyoruz. Öfkesi çok kabaran bir toplum haline geldik.

Öfkesi kuvvetli, sesi çok çıkan hatiplerin halkımız nezdinde daha çok değer bulması bile bu konuda ne düşündüğümüzü göstermektedir. Öfkenin sınırlanmadığı tartışma programlarının daha çok izlenmeye değer görülmesi de öfke konusundaki yaklaşımımızı gösterir durumdadır. Tüm bu nedenlerle öfke konusunda herkes kendini teraziye koymalı ve olaylara daha serinkanlı bakmayı denemelidir.

Öfke uygun düzeyde hissedildiğinde ve ifade edildiğinde, son derece sağlıklı ve doğal bir duygudur.

Öfke bireyin kendini savunmak ve karşıdakini uyarmak amacı ile ortaya koyduğu bir duygulanım biçimidir. Ancak öfke kontrolden çıkarsa kişi ve etrafındakiler için yıkıcı hale dönüşür. Öfke kontrolünde başarılı olunamadığında okul-iş hayatı, kişisel ilişkiler ve genel yaş> bozulmaya yol açar. Öfke bu durumda davranışlara fiziksel ya da sözel saldırganlık olarak yansır.

Öfke neden ortaya çıkar?

Öfke, kişinin planları, istek ve ihtiyaçları engellendiğinde ortaya çıkar. Kişi kendisine karşı saldırıya geçildiğini düşündüğü durumlarda öfke kendini gösteriyor. Öfke yine kişinin kışkırtıldığı, hayal kırıklığına uğratıldığı durumlarda da ortaya çıkar. Stres altında veya haksızlık ve adaletsizliğe maruz kalındığında öfke meydana çıkar.

Öfkenin dış etkenleri olarak ayrıca büyük şehirlerdeki yaş> şartları, gürültü, trafik sıkışıklığı, mekân darlığı, ekonomik hayatın zorluğunu söyleyebiliriz.

Depresyonda olmak, kişinin mükemmeliyetçi olması da öfkenin başka bir nedeni olabiliyor.

Çocuklarda Öfke Kontrolü

Kucağınıza bir kere aldıktan sonra, kokusunu içinize çektikten sonra, onsuz hayat düşünemezsiniz. Çocuklar büyüdükçe sorunları büyür diyorlardı. Evet doğruymuş. Özellikle bazı çocuklarda büyük bir öfke sorunu vardır. İlk başlarda çacuklar istediklerini elde etmek, konuşamakdıkları için ağlayarak anlatırlar. Bu zamanla her istediğini ağlayarak yaptırma isteğini doğurur. İstediğini elde etmek, özellikle de dikkatleri üzerine çekmek için başvurulan bir yöntem olmaya başlar. Bir yaşından sonra bu davranışlar daha çok ön plana çıkmaya başlar. Çocuklarda öfke kontrolü, aslında dürtüsel olarak başlar. Anne-babanın onları yönlendirmek istemesi ve onların karşı çıkması öfke krizinin başladığı noktadır. Böyle bir durumda çocuk ısırabilir, kendini yerlere atabilir ve vurabilir.

En Kritik Dönem 2 yaştır

Çocuk artık konuşmaya, yürümeye başlamıştır. Her istediğini yapmak ister. Hayır cevabını istemez. Karşı koyuldukça çocuktaki öfke artabilir. Böyle bir durumda yapılması gereken şey ise, onun öfkesine öfkeyle karşılık vermek yerine, sakinleşmesini beklemektir. Sakinleşince onunla konuşmaya başlamalı ve sorunun ne olduğunu öğrenmeye çalışmalısınız. Etrafa veya size vurmaya çalıştığında onu tutun ve göz göze gelmeye çalışın ve yapmaması gerektiğini söyleyin. Ona karşı ne kadar öfkeli davranırsanız, size aynı şekilde karşılık verecektir. Çocuklarda öfke kontrolü sağlamak için, her istediğini susturmak için yapmayın. Çünkü böyle bir durum karşısında çocuk, her sinirlendiğinde ya da ağladığında isteklerinin yerine getirileceğini düşünür. Aynı davranışı sergilemeye devam eder. Eğer doğru bir şekilde sorunun üstüne gidilmezse, ileride hiperaktivite, dikkat eksikliği, depresyon ve kaygı gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda kesinlikle danışmanlık hizmeti almanız gerekir.

Öfke Kontrolü

Öfke ile başa çıkma öncelikle, öfkenin bastırılmasını ve saklanmasını değil, tanınmasını gerektirir. Öfkenin tanınması, öfkeye neden olan düşünsel, biyolojik, fizyolojik yapının, bireyin mantıklı ve mantık dışı inançlarının, içinde yaşadığı ortamın ve aile, kültür gibi çevresel etkenlerin bilinmesi ile mümkündür. Bireyler ancak öfkelerini tanıdıklarında, öfkesinin zararlarından kurtulabilir ve onu kendileri için yapıcı bir hale getirebilir.

İş yerinde öfke ve gerginlik

İş yerinde maruz kalınan psikolojik taciz psikiyatride tanımlanmış bir kavramdır. Burada fiziksel bir şiddet yoktur ama çalısan sözel veya davranışsal olarak taciz altındadır. Kişi yok sayılır, saygı gösterilmez, aşağı>ır.

Bu tutumlar iş yerinde öfke ve gerginliğe neden olur.

Öfkesini kontrol edemeyen kişiye nasıl davranılmalı?

Öfkeli bir kişi ile yaşanılıyor ise dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Kişi öfkeli olmaya başladı mı onu düşünmeye sevk edecek sözler sarf edilmelidir. Kişinin barışçıl olması için, moral yükseltici tutum takınılmalıdır.

Öfke ertelenmeli

İnsanlar öfkelenebilir; fakat önemli olan öfkenin şiddete dönüşmeden ifade edilmesidir. Meselâ bir köpeğin saldırgan olmaması için sahibinden korkması gerekir. Köpek eğitiminde buna çok dikkat edilir. Bu eğitimi yapanlar bilirler ki, ödül ve ceza birlikte verilir. Sahibinin ‘dur’ ihtarı köpeğin durması için yeterlidir. İşte bunun gibi içimizdeki öfke duygusu kabardığında, bu duygu ‘ ben’ den, yani sahibinden korkmalı ve hemen farklı bir yöne kanalize edilmelidir.

Bu durumda öfkenin en etkili ilâcı ertelemektir. Eğer sahibi öfke konusunda dengeliyse, durum kolayca düzeltilebilir.

Damara basmak’ tehlikeli

Öfkenin şiddete dönüşmemesinde kişinin kendi yaklaşımı da çok önemlidir. Meselâ, itfaiyecinin yangını azaltması gibi, var olan öfkeyi söndürecek bir yaklaşım sergilenmelidir. Aileden bir örnekle açmak istiyorum siz bu şablonu sosyal hayata da uygulayabilirsiniz. Kişi, eşinin sinirli olmasından rahatsızlık duyuyorsa, kendine şu soruyu sorabilir: ‘Ne yaptığım zaman, eşimin öfkesi artıyor?’ Bu sorulduğunda öfkenin verdiği duygusal hasar en aza indirilmiş olur. Böyle bir analizi doğru yapan insan, eşine onu sinirlendirmeyecek şekilde yaklaşır. Bir kalemi, ‘buyur’ diye vermekle, fırlatmak arasında çok fark vardır. Eşler, birbirlerinin güçlü ve zayıf taraflarını bilip, halk tabiriyle ‘ damarına basmadan’ yaklaşırlarsa sonuç pozitif olacaktır.

Öfkenin kadın ve erkekte etkisi

Öfke kadın ve erkeklerde farklı sonuçlar doğurur. Meselâ erkeklerde kalp krizini artırır. Kalp krizi, cinsiyet farkı gözetmeksizin sabırsız, aceleci, hızlı hareket eden, riski seven, her şeye kızan ya da duygularını çok bastıran kişilerde diğerlerine oranla üç misli fazla görülür. Bazı kimselerin çok sakin görüntülerinin altında fırtına öncesi sessizliği hâkimdir. Bu kimseler, bastırdıkları duygularının bedelini bedenleriyle, fiziksel olarak öderler ve alerji, astım, kalp gibi hastalıklara kolayca yakalanırlar.

Öfke ve günlük politika

Öfke kontrolünün en çok gerekli olduğu meslek mutlaka siyasetçiliktir. Çünkü ülke gemisinin kaptan köşkünde olanların öfkelerini kontrol edememe konforları yoktur.

Başkan Bush’un psikolojik danışmanı iyi şeyler yapabiliyor mu bilmiyoruz ancak öfkeyi bastırmak yerine öfkeyi öğütmeyi öğreten profesyonel yardımları küçümsememek gerekir.

Öfkeyi kontrolü için neler yapılmalı?

Öfkeyi doğru ifade etme becerisini kazanmaya “öfke kontrolü” denir.

Öfke kontrolünde temel amaç saldırganlıktan uzak, şiddet içermeyen, kişinin kendisine ve çevresindekilere zarar vermeyecek şekilde duygusunu ifade etme becerisini kazanmasıdır.

Araştırmalara göre öfkeli kişilerde kalp krizi geçirme riski üç kat artmaktadır. Esas olan, kızgınlığı neyin tetiklediğini bulmak ve bu nedenler ile başa çıkabilmek için stratejiler geliştirmektir.

Yazımıza birkaç madde öneri ile son verelim:

1. Derin nefes alın. (Diyaframınızdan derin nefesler alın; göğsünüzün üst kısmıyla nefes almanız sizi rahatlatmaz. Nefes alıp verdiğinizde göğsünüz değil, karnınız şişmelidir)

2. Güzel bir ortamı düşünün. (Hayal ederek sizi gevşetecek bir yer ya da ortamı düşünün ve gözünüzün önüne getirmeye çalışın)

3. Bulunduğunuz ortamı değiştirin. (Bulunduğunuz odadan çıkın, yürüyüş yapın)

4. Yoga türü egzersizler ile gevşemeye çalışın

5. Öfkelenmenize neden olan olumsuz düşünce ve inanışlarınızı değiştirmek için uğraş verin.

6. Kızgınlığın altında yatan üzüntü ve korkularınız ile yüzleşin.

Yazar Hakkında

ÖĞRETMEN

22 yıllık öğretmenlik deneyimi bulunan Masal GAZİOĞLU'nun son projesi http://www.ogretmenogrenci.com/ sitesidir. Sitede de baş yazar olarak görev yapmaktadır.

Yorum Ekle

Yorum göndermek için buraya tıklayın